Tuesday, 23 October 2012

Neden Tıp tercih etmeyin derler?

   Doktorlar ya da doktor olmaya aday insanlar, neden tıp tercih etmeyin diyorlar?

Çünkü insan ya tatmin olmalı , ya da tatmin olacağı şeylerin peşinden koşmalıdır.Mesela bir öss öğrencisine hayat bazen zor gelse de sıkıcı gelmez.Tıptan sıkılan kişilerle konuştuğumda gelen cevaplar şu ise yöndeydi


-Tıp fakültesine yeni girdiğimde çevrem beni tatmin ediyordu.Fakat daha sonra kimse bize aldırış  etmemeye başladı. Halimizi soran yok .Herkes bölümlerini bitirdi biz derslerle boğuşuyoruz.
Tusu geçemezsem zaten hekim sayılmam. Tus bir yandan nöbetler bir yandan... Hemşirelerin yapacağı işleri bile biz yapıyoruz.Anlatacak çok şey var abi hangisini anlatayım.Mesela hocalar gelip ders anlatmıyor , asistanları yolluyorlar.
Ya bırak ya alla'sen.
Tıp yazanın aklına şaşarım..

-sen niye yazdın?
-Bilseydim yazar mıydım ak?..


Bir başka örnekde bütünlemeye kalan bir öğrenciden
"       " tıp yazmayın!"an itibariyle bütünlemeye kalmış tıp öğrencisi yazarın, genç dimağların kendilerini heder etmemesi için yaptığı, ve aklı olanın ciddiye alması gerektiği, uyarıdır. :(
yazık etmeyin kendinize, tıp yazmayın, hakikaten zor, öyle böyle değil, adamın ağzına sıçıyorlar. "

Herneyse bu bloğun devamında böyle şeyler yazacak mıyım ? Bunu zaman gösterecek..herşey güzel olur inş.

Monday, 22 October 2012


ingilizce tıp mı türkçe tıp mı ?

    Eğer yapabilecekseniz, gerçekten kafaya koyduysanız ingilizce okumak daha iyidir. Fakat hazırlık okumak  ya da dersleri anlayamamak gibi dezavantajları da olabilir. Hazırlık okuyunca ingilizce öğrenmiş mi olunuyor? Tabi ki de hayır.Fakat öğrenci  üst sınıflarda  da ingilizce öğrenmeye devam edebileceği için sorun yok.
   
Ben öss döneminde 2 sene hazırlandım.Ben ingilizce tıp okumaya karar verdiğimden ingilizcemi geliştirmeye çalışmıştım .Ama sınav tecrübem olmadığından , proficiency(yeterlilik) ve sınavda dinleme ve yazma da sorulduğundan sınavı geçemedim.Yıllarımı kayıp hissettim. Şimdi hazırlık okuyorum ama biliyorum ki hazırlık okumak bir yere kadar getirir insanı.Siz o yolu zaten gitmişseniz zaman kaybı yaşıyorsunuz demektir.

SONUÇ OLARAK

    ingilizce okuyacak arkadaşlara tavsiyem :
1)ingilizceyi kendiniz evde öğrenebiliyorsanız , öğrenmeye başlayın öğrenemiyorsanız, öğrenmeyi öğrenin benim basit bir yazımla başlayabilirsiniz çünkü  beyninize kimse şırıngayla bilgi sokamaz.
2) gramer = %5  kelimedir =%95 dir.
3)"ben var gitmek okul yarın." Bu cümleyi biz nasıl anlıyorsak , başkası da bizim gramer hataları dolu cümlelerimizi anlayacaktır. Fakat bir kelime bilmediğimiz için koca bir paragrafı anlayamayabiliriz...

Hazırlık okumanın avantajı
Boş geçirebileceğiniz bir seneniz olacak bu çoğu insan için güzel birşeydir.öss stresinden sonra iyi gelir.
Dersler eğlenceli oluyor ve bilmiyorsanız gerçekten birşeyler öğrenirsiniz.
Okuldan sonra çalışabilir, kendinizi geliştirebilir ya da gezebilirsiniz dersler 12.30 da bitiyor.
Hafta sonu zaten boş.
Hazırlık Okumanın Dezavantajları
Eğer okulun sizi getireceği seviyedeyseniz , zarardasınız demektir.Zaman kaybı.
Okul 12.30 da bitse bile öğle yemeğiyle birlikte kampüsten çıkış 2 yi bulur.Ve yapmak istediğiniz şeyler için yeterince zamanınız kalmaz.
 İstanbul gibi bir şehirdeyseniz okulun üstüne bir de yol çekeceksiniz.

 Gramer kitaplarıyla ingilizce öğrenilmez, öğrenilseydi 12 sene okul okumuş insanlar olarak öğrenirdik ve hazırlık okumamıza gerek kalmazdı zaten ..
  Hazırlıkta not peşine düşeceksiniz. Mesela yazma ödevlerinde 100 kelime sınırı olacak , değişik cümleler yazmaya çalışırsanız çok yanlış yapacaksınız ve az puan alacaksınz.Tüm bunlar sizi basit ve hatta alıntı cümlelere yönlendirecek.


 
23 Ekim 2012 

   
   
 
Evde/kendi kendine/zorlanmadan/Kolayca  ingilizce öğrenme.

 Keşke ben de yıllar önce böyle bir yazı okusaydım...

ingilizce öğrenmenin kolay yolu :
     Arkadaşlar hayatta en büyük sermayemiz zamandır , herşey için zamanımızı harcıyoruz. Bu hiçbir şeyde olmadığı kadar ingilizce için de böyledir.
     İngilizce öğrenmek için , öncelikle ingilizce bir çekirdek oluşturmalısınız.Bu bir kartopu gibi olmalıdır . Sonra onu yuvarlayacak ve büyüteceksiniz..
 
1)  ingilizce çekirdeğinizi gramer ve temel olarak kullanılan 500 kelimeyle oluşturabilirsiniz.

2)Kartopunu yuvarlama ve büyütme

  -Günde en az 4-5 kelime öğreniyoruz.Yani 1440 dakikada 4-5 kelime...5 senede 1800günx4kelime = 7200 eder. Günlük hayatta 3000-4000 kelimeyle konuşulduğundan, yeterince iyi sayılırız ...
 PEKİ O kadar uzun zamanımız yoksa ne yapmalıyız?
Şunu hep duymuşsunuzdur yurt dışına çıkanlar kolayca ing öğreniyor . Neden ? Çünkü insan bir şeyi ihtiyacı olduğunda öğrenir , çünkü ara vermediğinde ve bilgiyi aktif kullandığında öğrenir. Peki biz yurt dışına çıkamıyoruz ne yapmalıyız? YURT DIŞININI EVE getireceğiz. Şöyle :
  Bu günden itibaren telefonunuzun, işletim sisteminizi , browserinizi kısacası gördüğünüz tüm seçenekleri ingilizce seçiyoruz.
  yabancı forumlara ve chat sitelerine belki de online bir oyuna üye oluyoruz.(bu bir lüks değil tüm dünya bu forumlarda) (Bu arada kameralı chat sitelerine kesinlikle karşıyım)
  igoogle  kullanarak ve hergün ingilizce özlü sözler okuyoruz.
  Today's Zaman'a abone olabilir ya da haberleri online olarak yabancı kaynaklardan okuyabilirsiniz.
  ***Kesinlikle ve kesinlike ingilizce filmi ingilizce alt yazıyla izliyoruz . Filmi tam anlamıyor olabilirsiniz Fakat bir adam diğerine "get out" dediğinde ,  diğerinin dışarı çıkmasından kelimenin ne olduğunu anlayacaksınız.Öncelikle zaten izlemiş olduğunuz filmleri tekrar izleyerek başlayın. 

 Televizyondan yabancı kanallar izliyoruz.

Kısacası ingilizceyi  ,küçük bebekler gibi öğreniyoruz



Neden Tıp?
     Tıp okumak için çok önemli sebepleriniz olmalı , yoksa ,  vuran dalgalar karşısında dayanamayan kayalar gibi ,eriyip  denize karışırsınız. Tutkulu olmalısınız.Benim tutkum ise çocukluktan geliyor. Küçükken bilim adamı olmak isterdim.Ama soranlara diş doktoyu derdim.Çünkü o normal birşeydi ve şeker yemekten dişlerim ağrırdı.

    Ülkemizin şartlarında , herkes gibi çaresizliği öğrenmeli miydim?Hayır. Hayallerimi kötü adamlara karşı korumalıydım. Hayallerimi korusamda, gerçeği göz önünde
 bulundurarak bir meslek seçmeliydim.

     Beyaz önlüklü adamlar... 14 yaşıma geldiğimde başıma gelen talihsiz bir olay sonucu , 2 ayımı hastanede geçirerek ameliyatla kurtulduğum sırada,  onları yakından tanıma fırsatı bulduğum insanlar..  Onlardan biri olmalıydım. İyilerinden biri.
  
    İşte o zaman , doktor olmak fikri aklıma girdi. Fakat hala diğer mesleklere saygım vardı ve seçim yapmak için çok erkendi. Oysa zamanla alternatifler yok olacakve beynimde, doktor olmak fikri  hakimiyetini ilan edecekti.

    Henüz tıbbın hiçbir zorluğunu bilmiyorduk ve bize bunlardan bahsedenler oluyordu.Fakat benim için alternatif yoktu.Tıptı çünkü:

-Türkiyenin dünya ortalamasının üstünde olduğu , belki de en iyi olabileceği nadir branşlardan.
-Sen işine odaklanırken, parayı düşünmemene yetecek geliri var.
-Herkes hasta olur , yanında bir doktor olmasını ister.
-insanlarla içli dışlı olabildiğin ve onlara yardımcı olabildiğin nadir işlerden.
-Bilime açılan kapıdır.
-Saygı görürsün.Mizahi bir bakışla :  "Açılın ben doktorum" dersin. Fakat her zaman açılın ben mühendisim diyemezsin.  İnşaatta işe karışırken açılın ben mühendisim! desen, " De hssktr ordan ben de 40 senelik ustayım" diyebilirler . Adamlar haklı.

-Tıbbın bitmemesi de bir güzelliktir.

Girdiğin yola yürüyeceksin sonuna kadar.
Tıbbın sonu yok yürü yürüyebildiğin kadar.
 


     


Bu bog nedir ? amacı nedir?




            Merheba arkadaşlar!Bu bloğu yazma amaçlarımı yazayım ki sizde beklentilerinizi ona göre şekillendirin.

                 Okulda ders verilir sonra sınav yapılır , hayatta sınav olunur sonra ders alınır. Fakat durum o kadar da vahim değil , akıllı insanlar başkalarının tecrübelerinden faydalanır. Ben de istedim ki ben anlatayım belki dinleyen olur.Bir tıp öğrencisi günlüğü okumak  hem eğitici hem eğlendirici olur.

                Aslında ingilizce yazmayı düşünüyordum , fakat hedef  kitleme bir baktım. Anadolu'nun güzel insanları! Bizim batılıyla mizahımız uyuşmaz ya da açıkçası benim ingilizce kabiliyetim kaldırmaz .

              Kısacası bu blogda tıp hayatına nasıl başladığımı , beklentilerimi ve gördüklerimi anlatacağım.
             
               Hadi bakalım   yolumuz uzun .(sonu yok)